En Çok Okunanlar

Kompozit Dolgu nasıl...

Kompozit dolgular, hazırlanmış kavitelere tabaka tabaka yerleştirilir ve her tabaka ...

Abdestbozanotu

Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya ...

Aft

Aft, ağız içinde genellikle dil üzerinde, yumuşak damakta, yanak ve ...

Acıağaç (Quassia amara)

Acıağaç (Quassia amara): Sıcak ülkelerde yetişen, çiçekleri kırmızı, kabukları sarı ...

Acıbakla (termiye)

Acıbakla Baklagillerden, 1 metreye kadar uzayabilen, yaprakları parçalı, acı taneli, beyaz ...

Acı Kavun

Acı kavun (Ecballium elaterium): 1,5 metreye kadar boylanabilen, sarı çiçekli, ...

Acıçiğdem

Acıçiğdem (Colchicum autumnale) Mora yakın pembe renkli çiçekler açan, 10-30 cm ...

Karahindiba Bitkisi

(Taraxacum officinale) Karahindiba Yol kenarı, hendek ve çayırlarda yetişen, sarıçiçekli bir ...

Adaçayı

ADAÇAYI Dağların tepelerinde yabanî olarak kendiliğinden yetişen adaçayı, uzun yapraklı, ...

Ada Soğanı

Ada soğanı (Urginea maritima) Uzun şeritli ve etki yaprakları olan, ...

Adamotu

Adamotu (Mandragora officinarum) Mavimsi, mor renkli çiçekler açan, rozet yapraklı ve ...

Arpa

Arpa tek yıllık, her yıl yeniden tohumlanarak yetiştirilen bir bitkidir. ...

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Youtube

TÜP BEBEK

Çiftin her ikisine ait üreme hücreleri elde edildiğinde laboratuvar ekibi in-vitro yani vücut dışı koşullardadöllenme işlemini gerçekleştirmektedir. Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki uygun bir ortamda 48 saat bekletilmektedir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşmaktadır. O zaman bu döllenmiş yumurtalar embryo (cenin) olarak adlandırılmakta ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilmektedir. Embryolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir kateter ile yerleştirilmektedir. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanmakta ve tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40’ında çocukları olabilmekte, bu oran birçok uygulama sonucu % 70-80′lere çıkabilmektedir. Geri kalan % 20-30′luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamamaktadırlar.

GENEL BİLGİLER

Tüpbebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli olup, erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embryoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.  Tüpbebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır olmuştur. Bugün, endometriosis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta tüpbebek yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendirilmektedir.

TESE

Şiddetli erkek kısırlığı alanında son yıllarda görülen en göz kamaştırıcı gelişme kuşkusuz menisinde hiç sperm hücresi bulunmayan erkeklerde görülmektedir. Yumurta kanallarının herhangi bir nedenle tıkalı olması veya yumurtalıklardaki üretimin yetersiz olmasına bağlı bu durumlarda sperm hücresi elde etmek için başka bir kaynağa başvurmak gerekir. Yumurtalık kanallarının tıkalı olması veya doğuştan yokluğu durumunda sperm hücreleri kanallardan alınmakta ve bu hücrelerlemikroenjeksiyon uygulanmaktadır.

Tıkanmanın olmadığı durumlarda ise problem daha karışıktır. Bu durumlarda erkek yumurtalığının çeşitli bölümlerinde çok kısıtlı da olsa bir üretim söz konusu olabilmektedir. Yumurtalığın çeşitli bölümlerinden çok sayıda küçük parça alınarak bu parçaların içerisinde sperm hücresi aramak gerekmektedir. Her iki teknikle de elde edilen spermlerle menisinde sperm bulunan erkeklerde elde edilen döllenme ve gebelik oranlarına erişilmektedir. Böylece tedavi olanaklarından yararlanamayan çift sayısı çok azalmaktadır. Sperm hücresinin meniden, yumurtalık kanallarından veya doğrudan yumurtalıklardan gelmesi gebelik oranlarını etkilememektedir. Günümüzdeki tek engel kadın yumurtasının kalitesi olarak ortaya çıkmaktadır. Uzmanlar kaliteyi belirleyen en önemli faktörün kadının yaşı olduğunu belirtmektedirler. Yıllar sperm hücresinin kalitesini etkilemezken kadın yumurtalıkları üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve gebelik oranları kadın yaşı ile birlikte düşmektedir.Tüpbebek yöntemlerinde kadının yumurtalıklarının uyarılması, çeşitli ilaçlarla (HMG:Humegon, Pergonal ,Menogon veya FSH: Metrodin, Follegon) sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embryo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmektir. Çok sayıda embryonun rahim içine yerleştirilmesinin (embryo transferi) gebelik şansını artırdığı gösterilmiştir (gebelik oranları, bir embryo yerleştirildiğindeyaklaşık % 10, üç embryo yerleştirildiğinde ise % 30 civarındadır).

YARDIMCI ÜREME TEKNİKLERİ

Kısırlık sorunu olan çiftler için bugün pekçok tedavi yöntemi vardır. Bu yöntemler kısaca ”Yardımla Üreme Teknikleri” başlığı altında toplanmaktadır. Kısırlık, ülkemizdeki her 100 çiftten 15′inin korkulu rüyasıdır. Kısırlık denilince evli çiftlerin 1 yıl süre ile korunmadan cinsel ilişkide bulunup, çocuk sahibi olmaması durumu anlaşılmaktadır. Yardımla üreme teknikleri doğal yollarla gebe kalınamamasıdurumunda çocuk sahibi olmak için başvurulan yöntemlerdir. Yardımla üreme teknikleri içinde en popüler olan yöntem”Tüp Bebek” yöntemidir. Yardımla üreme teknikleri başlıca;

Aşılama “Intrauterin Inseminasyon”

Tüp Bebek

Mikroenjeksiyon “TESE, MESA Prosedürleri”
Çiftler korunmadan 1 yıl süre ile çocuk sahibi olamamışlarsa ve yardımla üreme teknikleri kullanılarak çocuk sahibi olmak istiyorlarsa, yapılacak ilk iş erkek içinsperm sayımıdır. Erkeklerde sperm sayısının zayıf olduğu durumlarda hemen yardımcı üreme tekniklerine başvurulabilir. Eğer kısırlık tedavisi için müracaat eden çiftlerden erkeğe ait kusur varsa erkeğin tedavisi çoğu kez yardımla üreme tekniklerine dayanır. Hanımlarla ilgili sorunlar ise kanalların tıkalı olması ya da yumurtlama problemi olarak karşımıza çıkabilir. Hanımlarda öncelikle bu tür sorunlar varsa örneğin yumurtlama problemi varsa düzeltmeye çalışılır yada kanalları tıkalı ise açılması için girişimlerde bulunulur. Bu girişimlerin olumsuz olması durumunda önce halk arasında aşılama denilen teknik uygulanır. Erkekten sperm alınıp en iyileri seçilerek hanıma tam yumurtlama gününde verilir ve bu yolla gebe kalması sağlanabilir.

Aşılama yöntemi ile gebe kalamayanlara ise tüp bebek uygulaması yapılmaktadır. Ayrıca kanalı tıkalı olanlara yada spermi çok zayıf olanlara da direkt olarak tüp bebek yöntemi önerilmektedir.
Tüp bebek yöntemindeki uygulamalardan birincisi hanımdan yumurtanın alınıperkeğin spermi ile aynı kaba konularak spermin yumurtayı döllemesi beklenir,döllenme gerçekleştikten sonra embriyo rahim içine yerleştirilir.
Tüp bebek uygulamalasında ikinci yöntem hanımdan yumurta alındıktan sonra ilk uygulamada olduğu gibi kendiliğinden spermin yumurtayı döllemesi beklenmez erkekten alınan tek sperm laboratuar şartlarında yumurtanın içerisine enjekteedilir. Yani burada döllenme zorla yapılır. Özellikle sperm sayısı çok düşük ( 300 bin – 1 milyon ) olan erkeklerde, tüp bebekteki kendiliğinden döllenme gerçekleşmediği için microenjeksiyon tekniği uygulanmaktadır.

Mikroenjeksiyon uygulaması her zaman yukarıda bahsedilen kadar basit olmayabilir. TESE VE MESA Prosedürleri olarak adlandırılan yöntemler daha komplike çalışmaları gerektiren işlemlerdir. Örn. erkeğin kanallarının tıkalı olduğu ve testisindeki bol sayıdaki spermi çıkaramadığı durumlarda erkeğin testisinden iğne ile dokuyu alınır, bunun içinden sperm ayıklanır ve elde edilen spermle döllenme sağlanır. Ya da testisten direkt olarak doku alınır bu dokudan sperm elde edilir. MESA uygulamasında, kanalları tıkalı olan hastalarda sperm kanallarında zaten mevcut ama dışarıya atılamayan sperm, bir mikrocerrahi işlem ile elde edilir.TESE işleminde ise direk testisten (yumurtalardan) alınan küçük doku örnekleri özel işlemlerden geçirilerek elde edilen spermler ile mikroenjeksiyon yapılır.

Bahsedilen yardımla üreme teknikleri kısırlık problemi olan insanlar için umutların daha da güçlenmesine yol açan tekniklerdir ancak çocuk sahibi olma umudunun kesinlikle gerçeğe dönüşeceği garantisi beklenmemelidir.

CERRAHİ SPERM ARAMA (PESA, PTSA, TESE)
Erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda (azospermi) mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak olan spermin testislerden alınması gündeme gelmektedir. Bu uygulamanın başlaması ile erkek kısırlığı konusunda devrim yaşanmıştır. Tıkanıklığa bağlı azospermi olgularında kanalların içine ince bir iğne ile girilerek sperm aranır (PESA). Tıkanmanın olmadığı durumlarda ise problem daha karışıktır. Bu durumlarda erkek yumurtalığının çeşitli bölümlerinde çok kısıtlı da olsa bir üretim söz konusu olabilmektedir. Yumurtalığın çeşitli bölümlerinden çok sayıda küçük parça alınarak bu parçaların içerisinde sperm hücresi aramak gerekmektedir. Parça iğne ile (PTSA) ya da açık cerrahi ile alınabilir (TESE).